25 Temmuz 2011 Pazartesi

Rakı Sofrası, Kadınlar ve Amy...

Hafta sonu İpek'in yazlığında misafirdik, kurbağa gibi sudan çıkmadığım için saatlerce denizde yüzüp, Ajda'dan Müslüm Baba'ya en güzel aşk şarkılarını dinleyip, eğlenceli bir kitap okuyup, tabi ki diğer kızlarla bol kahkahalı dedikodular yaptım. İpek'in annesi Sibel Abla; "bu akşam balkonda rakı balık keyfi yapıcaz kızlar sakın geç kalmayın" diye muhtıra verince dünyalar benim oldu. Çünkü hayatta kız kıza oturulan bir rakı sofrasından daha eğlenceli hiçbir şey olamaz..

Kumlu ayaklarımızla eve geldiğimizde, bembeyaz örtülü yuvarlak bi masada; acılı ekşili patates salatası, patlıcan ezme, rokalı bol domatesli şahane bi kaşık salatası ve mis kokulu kavunla beyaz peynir karşıladı bizi. Masayı görünce duşa giremeden, ellerimizi yıkayıp sofraya çömdük. Sibel Abla hemen mezgitleri tavaya attı, balıklar tavada çıtırdarken biz de en yakın arkadaşımız Yeşil Efe'yi bardaklara doldurduk. İpek'in tatlı anneannesi Gönül Hanım -bana da bir kadeh koyun kızlar- deyince daha da keyiflendik. Hemen bir çay bardağı rakısı da ona hazırladık. Sibel Abla da çıtır çıtır balıklarla masaya gelince rakılarımızı sağlığa ve huzura kaldırıp; Amy Winehouse'dan, Küçük Sırlar'a uzanan sohbetimizin pimini çektik.

(Kadınların rakı sofrasındaki duygu geçişi sesten ve ışıktan daha hızlıdır. Mesela bir kadın rakı masasında Nev'den; Kapıldım Gidiyorum Bahtımın Rüzgarına şarkısını dinleyip, "Ahh ulan ne aşık olmuştum o Allahın cezasına" diye nara atarken, bir anda gözü arkadaşının rakı kadehi tutan eline takılırsa, -Yalnız o diilde yanınca inanılmaz güzel durmuş nar çiçeği ojelerin, Pastel'in 412 si miydi bu?-  diye bi anda kozmetik dünyasına dalabilir. Ve masadaki diğer kadınlarda asla; -Ne diyosun arkadaşım daha az önce o yetersiz bakiye eski sevgiline içleniyodun, ne ara geldin bu kafaya!- demez. Diyemez çünkü aynı kafa onun da fabrika ayarlarında vardır. Ya da Sibel Can'dan Hançer'i dinleyip ikinci kadehe geçerken; -Kadeeeer sen bize nazik davranmadıııın- diye ağlamaklı olup, aniden; -Sibel Can'ın albüm çıkarırken verdiği kiloları kesin ben aldım- diye dertlenir ve temmuz ortasında nasıl kilo vereceğini düşünmeye başlar...)



Sakız rengi masamızda keyifle ikinci kadehlerimizi yuvarlarken, hala mihrap yerinde olan Gönül anneanne, büyük ısrarlar sonucu yumuşacık sesiyle bir şarkı patlattı. "Kimseyeee etmeeem şikayeeeet ağlarım ben halimeeee...", hayranlıkla şarkıyı sonuna kadar dinledikten sonra gözlerimiz doldu ve sessizce denizi seyretmeye başladık. Şarkının nakaratının sonunda ki "İstikbal" kelimesi Sibel Abla'yı dertlendirdi ve; -Kızlar siz geliyosunuz başka misafirlerimiz oluyo bi yatak daha lazım buraya, İstanbul'a dönünce hemen İstikbal'den bazalı bi yatak aliym, evin ıvırı zıvırı da bazanın içinde durur, gördükçe sinirlerim zıplamaz- dedi. Ve biz yine direkten dönen bir duygu patlamasını teğet geçmiş olduk. O sırada sessizce bir kenarda duran TV'ye gözümüze takıldı ve en sakin olanımız Ebru; -Allah aşkına şu Sinem Kobal oyunculuğu bıraksın yaa- diye bi anda cinnet geçirdi. Biz, -Tamam Ebrucum sakin ol- diye yatıştırmaya çalışırken -Yaa ne sakin ol, dünyanın parasını kazanıyo yeteneksizSİNİZ, bi de sevgilisi bunu izlemek için sinema filan kapatıyo sanki Audry Hepburn'müş gibi naaleet gelsin!!- diye delirdi. Ben, -Canım belki o korkanç oyunculuğu ne kadar az seyirci görse kardır diye kapatmıştır çocuk sinemayı- diyince, bu fikrim Ebru'ya mantıklı geldi ve sessizce o konudan da dağıldık.

Biz, Sinem'le Arda evlenir mi evlenmez mi diye bahis oynarken, İpek'in sevgilisinden mesaj geldi ve yüksek sesle okumaya başladı: -Kızlar keyfinizi bozmak istemezdim ama Amy Winehouse evinde ölü bulunmuş...!!!- Ve işte o anda masaya demirden bi gürz düştü.. Hepimiz uzunca bir süre sessiz kaldık.. Güzel gözlü ananemiz de dahil hepimizin gözleri dolarken, bu gencecik ölüme, bu tedirgin ruha çok ama çok üzüldük. Onu bu hale getiren kör olasıca sevgilisine beddua edip; -Haksızlık bu ya!- diye söylenmeye başladık. Çünkü ondan önce gitmesi gereken ve bu dünyada lüzumsuzca yer kaplayan o kadar çok insan vardı ki, neden Amy bu kadar çabuk gitmişti? Nedeeeeen??? Hemen aylarca marş gibi dinlediğimiz "Back to Black"i açıp, ruhunun huzur bulmasını dileyerek kadehlerimizi Amy'e kaldırdık. Bu sefer anneannemiz başladı konuşmaya; -Bu yaz çok oldu bu zamansız ölümler, şu 118 33 reklamındaki çocuğun karısı da perişan etti beni, birbirini o kadar çok seven insanların ölümle ayrılmasına çok içerliyorum- diyince, biz de rakıyı artık susuz içmeye karar verdik...

Bu duygulu rakı sofrasını dışardan izleyen bi erkek, bu kadınların biraz sonra şofbeni açıp topluca intihar ediceğini düşünür.. Ama öyle olmadı.. İpek'in 5 ay önce evlenen hamile kız kardeşinin aramasıyla hepimiz hayata döndük ve hamileyken neden dip boyası yaptırdığını, bebeğe zararlı olduğunu söyleyip birden kıza yüklenmeye başladık. Sibel Abla; -Bi de yaz gününde daha da sarartmış saçını, zaten kumralsın aa evladımm, güneşte vurucak iyice açılıcak o saç, Uğur Dündar gibi olucak rengi amaaaan" diye konuya noktayı koydu.

Gecenin sonunda mutlu, hüzünlü ve çakırkeyf yatağa uzandığımda, dilimde bu yaz en çok dans ettiğim Ajda şarkısı "Arada sırada aklıma geliyooooor..." vardı. -Acaba Ajda son klibinde bacakları pürüzsüz olsun diye o sihirli ten rengi çoraplardan giymiş midir? -Yok yaa giyer mi kadın bu sıcakta pişik olur- diye düşünürken uyumuşum...

7 yorum:

  1. çok çok çok keyifli bir yazı olmuş, okurken nasıl eğlendim inanamazsın, sanki bir kadehte benim adıma vardı masada o derece sohbetin içinde hissetiim kendimi...kalemine sağlık....

    amy için aynı hassasiyette üzgünüm...umarım gittiği yerde mutludur...


    http://gozdenin-gozunden.blogspot.com/

    YanıtlaSil
  2. Çooook teşekkür ederimm çok mutlu ettin beni.
    Umarım Amy huzur içindedir...

    Blogunu takibe alıyorum hemen:)

    YanıtlaSil
  3. diğer bütün yazıların gibi keyifle okudum..sevgiler..

    YanıtlaSil
  4. Çok teşekkürler Rubyyy sevgiler:)

    YanıtlaSil
  5. Pek keyifli :)

    http://stylishtimes.blogspot.com

    YanıtlaSil
  6. çok teşekkürler:) blogunu takip edicemmmm

    YanıtlaSil
  7. Ay kikir kikir okudum digerleri gibi bu da cok guzel bir yazi. Hakkaten ne manyagiz biz kiz milleti olarak. Kiz arkadaslarimi ve bu nevrotik muhabbetlerimizi cok ozledim okurken

    YanıtlaSil